Kanser ve Aile

Aile üyelerinden bir bireyin kanser olması, hasta kadar hasta ailesi ve yakını için de oldukça zorlayıcı bir durumdur. Hastalığın her bir aile üyesinde oluşturduğu duygular ve davranış biçimleri farklılık gösterir.

Yakınlarından birinin kanser olmuş olması, aile ve yakın çevre için bir kaybın başlangıcı anlamına gelebilmektedir. Bu yüzden; aileler, kanser olan yakınları için en doğru kararı kendilerinin vermesi gerektiğini düşünebilmekte ve kimi zaman hastalığı kişinin kendisinden gizleyebilmektedirler. Hastaya, hayatın olumsuzluklarını yansıtmamak için, sorumluluk alma eğiliminde olabilmektedirler. Bu tutum beraberinde aile üyelerinde; sıkıntı, darlık, üzüntü ve tüm bunların sonucunda da depresyonu geliştirebilir. Bu durum doğru bir yaklaşım değildir.

Hastalığını Kişiden Gizlemenin, Doğru Bilinen Yanlış Gerekçeleri Nelerdir?

  • Hastalığını öğrenmezse daha kolay atlatabilir.
  • Hasta olduğunu bilmesi onu üzer ve hastalık kötü seyreder.
  • Öğrenirse bağışıklık sistemi çöker.
  • Hastalığını öğrense bile stresten uzak tutmalıyız.
  • Kalan ömrünü çalışmadan, yorulmadan geçirsin, biz ona bakarız.
  • Hastalığı gizlersek pozitif düşünerek hastalıktan kurtulur.

İyi niyetli olsa da, bu gibi düşünceler; ne hasta için de aile için doğru ve veya faydalı değildir. Bu tip korumacı sanılan yaklaşımlar, hastaya ve hasta yakınına psikolojik anlamda zarar verir ve hastalığın sürecini olumsuz etkiler.

Her hastalığın, insan vücudunda bir takım belirtileri vardır. Hastalık kişiden gizlendiğinde kişi vücudunda olan değişimlere anlam veremez ve kişi için belirsizlik oluşur. Belirsizlik ve anlam yükleyememe kişide yoğun bir kaygı ve korkuya sebep olur. Aynı zamanda, hasta yakınları için de, yanlış bir sorumluluk ve stres kaynağı oluşturur.

Kişinin kanser olduğunu öğrenmesi en doğal hakkı olmakla beraber; hastalık sürecine uyum sağlamasında önemli bir fayda sağlar.

Yakınlarının, Hastaya Tutum ve Yaklaşımları Nasıl Olmalıdır?

  • Hasta ile duygusal paylaşımlar yapmak.
  • Hastalık hakkında iletişim kurmak.
  • Mutluluk, sevinç kadar doğal duygular olan stres, üzüntü gibi duygulardan da uzak tutmaya çalışmamak.
  • Hastayı, hayatın doğal seyrinden alıkoymamak.
  • Hastanın üretkenliğine devam etmesine destek vermek.
  • Kanserin, hayatın geçici bir dönemi olduğuna inanmak.
  • Hastalığın sürecine odaklanmak.

Bu tutum ve yaklaşımlar, hastanın iyileşme sürecini çok daha sağlıklı ve çabuk hale getirir.

Uzm. Psikolog Gamze DAĞAR